Yaşamaya Değer Mi?
Camus, Sisifos Söyleni‘ne şöyle başlar:
“Gerçekten ciddi olan tek felsefi soru vardır: intihar.”
İlk okuduğumda ürkmüştüm.
Sonra anladım ki bu bir davet değil. Bir test! Yaşamaya neden devam ettiğini bilmiyorsan, zaten yaşamıyorsun demektir.
Sürükleniyorsun.
Seneca ise yüzyıllar önce şunu yazmıştı: “Omnia aliena sunt, tempus tantum nostrum est.” Her şey başkasına ait, yalnızca zaman bizimdir.
İkisi de aynı şeyi söylüyor aslında, farklı kapılardan. Camus anlam soruyor. Seneca zaman soruyor. Ama her ikisinin altında aynı soru yatıyor:
Sen neredesin, şu an?
Absürd dediğimiz şey; dünyanın anlamsızlığı değil, bizim anlam arayışımızla dünyanın sessizliğinin çarpışması. Sisifos kayayı yukarı taşıyor, kaya aşağı yuvarlanıyor. Camus diyor ki: Sisifos’u mutlu hayal etmeliyiz.
Bu bana çok şey ifade etti bir dönem. Anlam bulunmaz, yapılır. Taşı taşımak bile, bilinçli taşınırsa, bir cevaptır.
Seneca ise saatlerimizi, günlerimizi, yıllarımızı sayıyor. “Ne kadar zamanın var?” diye sormuyor — “Ne kadar zamanın kaldı?” diye soruyor.
Belki de doğru soru şu: Sisifos’un ellerinde nasıl bir kalem olurdu? :)
(Ters köșeeee, en bi sevdiğimmmm.)
Ve tepeye çıkarken ne yazardı?
Enjoy Reading This Article?
Here are some more articles you might like to read next: